Ergenlik, kelime anlamı “büyüme” olup, ruhsal alanda önemli değişikliklerin belirdiği, çocuklukla erişkinlik arasında yer alan hızlı büyümenin ve olgunlaşmanın olduğu bir çağdır. Gerek fiziksel gerek duygusal değişimlerin çok hızlı yaşandığı bir dönemdir. Püberte (erinlik) dönemi ergenlik döneminin başlangıcıdır. İnsanın cinsiyet özelliklerini kazandığı gelişim dönemidir. Vücutta ve hormonlarda değişikliğin ortaya çıkışıyla bu dönem başlamış olur.

Bir ergen nasıl göründüğü ile ilgili sürekli çevresinin özelliklede yaşıtlarının onayını alma ihtiyacı duymaktadır. Giysileri, saç şekli ve kullandığı dil bile seçtiği gruba uyumlu olmak zorundadır. Ergenler kendilerinin olduğu kadar akranlarının da görüntüsünü savunurlar ve ebeveynlerine insanları görünüşlerine göre yargılamanın yanlış olduğun söylerler. Görünüşleri konusunda aşırı kaygılanırlar. Onaylanmamaları olumsuz tepkiler vermesine neden olur.

Gelişen cinsellik hormonları nedeniyle cilt iyi olma mücadelesi verir. Önleyici tedaviler pek işe yaramaz. Ancak temizlik cildi yağdan ve bakteriden arındıracağı için sorunları nispeten hafifletir. Yağ hücreleri ve bunu çevreleyen doku iltihap kapınca hem görüntü bakımından hem de oluşturduğu ağrılı şişliklerden dolayı çok rahatsızlık verici olabilir. Yeterince (kendi istediği hızda) büyüyememekte önemli bir sorundur. Erkeklerde oluşan problem, zayıf olduklarını düşünmeleri, erkeksi bir görünümlerinin olmamasıdır. Kızlar ise değişen bedenlerinden utanabilirler. Göğüs ve kalçadaki genişlemeden rahatsız olup bilhassa göğüsleri saklamak için üzerine bez bağlayan ya da utandığı için kambur duran ergenler vardır. Yine kızlar özellikle son yıllarda psikolojik bir kilo sorunu yaşamaktadır. Popüler kültüre göre ideal kadın ölçüsünün incelmesi ve anorektik derecede zayıf modellerin “güzel kadın” kabul edilmesi sonucunda ergenler “şişman” olduklarını düşünmeye başlamaktadır. Aslında ergenliğe bağlı olarak vücutta birkaç kilodan fazla yağ depolanır. Ergen bunu “kilo almak”, “şişmanlamak” olarak algılar ve gelişim çağında kendini gerekli besinlerden mahrum edecek şekilde diyet yapmaya çalışarak hem beden hem ruh sağlığını bozar.

Erken ya da geç olgunlaşmak da genci akranlarının arasında farklı hale getirebilir ve buna dayanmak zordur. Erken olgunlaşmak genç erkek ergenler için bir avantaj olarak düşünülmektedir. Olduklarından büyük görünen bu çocuklar, çoğu zaman yetişkin muamelesi görmekte ve üzerlerine daha fazla sorumluluk yüklenmektedir. Yetişkinlerle ve kızlarla daha olgun bir düzeyde ilişkiye girmekte ve yaşıtları arasında liderliği üstlenmektedir. Öte yandan geç olgunlaşan erkek ergenler birtakım dezavantajlara sahip görünmektedirler. Yetişkinler ve okul arkadaşları onlara çocuk gözüyle bakmakta ve böyle davranmaktadırlar. Bu çocuklar kendilerini güvensiz ve aşağı hissedebilirler ve dikkat çekmeye yönelik davranışlarda bulunabilirler.

Erken olgunlaşmak kızlar için dezavantaj olarak görünmektedir. Ancak erken olgunlaşan kızlar, bir yıl ya da daha sonrasında daha olumlu bir benlik kavramına sahip olabilmektedirler.

Bedenini kabul etmek, başarılması gereken gelişim görevleri arasındadır. İnsanların pek azı televizyondaki ve dergilerdeki mankenlere benzer. Onlar toplumun güzellik ideallerini ve güzellik algısını temsil ederler. Ergen aynaya bakar ama aynada algıladığı şey ondaki beden imgesini, bedeni hakkındaki duygularını, benlik kavramını ya da birey olarak kendisi hakkındaki duygularını etkilemektedir. Fiziksel olarak çekici insanlar iyi tanınan, toplumsal açıdan kabul gören, iyi öğrenci olan kişiler olarak görülmektedirler. Çekici olmayan insanlar, özellikle şişmanlar, toplumsal ilişkilerde ve okulda güçlükler yaşıyor, yaşıtlarınca kabul edilme konusunda güçlü dürtüler taşıyor görünmektedirler.

Öyle görünmektedir ki olumlu beden imgesine sahip bir ergen olumlu benlik kavramı geliştirmeye daha yatkındır. Ama kuşkusuz bir insanın beden imgesi birbiriyle etkileşen pek çok etkenin sonucudur. Bunların içinde bir insanın nasıl göründüğü hakkındaki fantezileri, düşünceleri, en önemlisi de yaşıtlarından daha erken ya da daha geç olgunlaşmış olması gibi etkenler vardır. Bu konu bir ergenin bir başka gelişim göreviyle karşılaşmasındaki başarısını ya da başarısızlığını etkileyecektir. Bu da her iki cinsten yaşıtlarıyla yeni ve daha olgun ilişkiler kurma görevidir.